RİZE YAYLALARI
Rize yaylalarını gezdum, gördum, sendagez diye yazdum.
LİKYA YOLU YÜRÜYÜŞÜ
Likya Yolu yürüyüşümü buradan okuyabilirsiniz.
BATI KARADENİZ'İ GÖRÜN
Batı Karadeniz'de Kelebeğin rüyasına yolculuk başlıyor.
Site Haritası
Takvim

BİTMEYEN ACI; SREBRENISCA

Bosna Savaşında 35 bini çocuk olmak üzere 312 bin kişi öldü. 50 bin kadın tecavüze uğradı. 2 milyon kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. 18 bin kişi ise halen kayıp.

SREBRENİTSA KATLİAMININ 28. YILI

ÖLÜM YOLUNDA BARIŞ YÜRÜYÜŞÜ

AĞLAYARAK YÜRÜDÜM

Katliam unutulmasın diye, ölümden kaçanların yürüdüğü 105 kilometrelik yol, onların anısına her sene artan bir kalabalık tarafından 8-11 Temmuz tarihleri arasında bir kez daha yüründü. Bu ruhani yürüyüşün adı “Marş Mira”. Yani ölümün kol gezdiği yoldaki “Barış yürüyüşü”.

Bundan tam 28 sene önceydi. Günlerden ise 8 Temmuz.

Srebrenitsa kasabasında yaşayanları korku almıştı. Yugoslavya’da iç savaş çıkmış, her yeri kendilerinin zanneden Sırplar, Boşnak şehirlerine saldırmaya başlamışlardı. Avrupa’nın göbeğinde, korku dolu bekleyiş vardı.

Srebrenitsa kasabasında yaşayanların en büyük güvenceleri bölgede bulunan ve kendilerini korumakla görevlendirilen Birleşmiş Millet Barış Gücü askerleriydi. Üstelik Birleşmiş Milletler, Boşnakların yoğun olduğu Srebrenitsa’yı koruma altına aldığını da tüm dünyaya ilan etmişti. Verilen güvence o kadar yüksek sesle duyurulmuştu ki, uzak köylerden kasabalardan da birçok Boşnak, ailesini toplayıp, akın akın, güvenli bölge diye bildikleri Srebrenitsa kasabasına geliyordu. Srebrenitsa, Hollandalı barış gücü askerleri tarafından korunuyordu.

AĞIR SİLAHLARLA GİRDİLER

11 Temmuz 1995 günü, Sırp askerleri, tankların ve ağır makineli tüfeklerin de olduğu savaş araçları ve “Akrep” adı verilen, katil milis güçleri ile Srebrenitsa kasabasına girdiler. Hollandalı barış gücü askerleri ortalıkta görünmüyordu. Bariş gücü, Srebrenitsa’yı, Sırp milislere adeta teslim etmişti.



Bir kısım Bosnalı, kasabaya yapılan baskından kurtulabilmek umuduyla, gecenin karanlığında ormana sığındılar. Hedefleri, orman yolundan Saraybosna yakınındaki Nuzuk’taki güvenli bölgeye ulaşabilmekti. Önlerinde, 105 kilometrelik tehlikeli bir yol vardı.

  

ÖLÜM YOLUNDA BARIŞ YÜRÜYÜŞÜ

Srebrenitsa’dan, orman yollarını kullanarak kaçanların arasından çok azı, o Temmuz sıcağında aç susuz günlerce yürüyerek, 105 kilometre ilerdeki Nuzuk’a ulaşabildi. Bazıları, bu ölüm yürüyüşünde, Sırp kurşunlarından, hastalıktan ve açlıktan 8 bin 372 masum insan acımasızca öldürüldü. Avrupa’nın göbeğinde, 20. Yüzyılın en büyük soykırımı yaşandı.

Bu büyük katliamı unutturmamak için, Bosnalılar, ilk kez 2005 yılında Marş Mira “Barış Yürüyüşü” adı altında, Nuzuk’tan Srebrenitsa’ya yürüyerek katliamda ölenleri anmaya başladılar.

Bu yıl yol yine ruhani bir anma şeklinde yüründü. Nuzuk’ta başlayan yolculuk, 3 günün sonunda Srebrenisca yakınındaki Potacari anıt mezarlığında hüzünle sona erdi. Yürüyüş boyunca geçtiğimiz köylerden ve mezralardan büyük ilgi gördük. Su ve yiyecek ikramları aldık. Çocuklara, yanımızda getirdiğimiz oyuncakları hediye ettik.

Potacari’de yürüyüş sona erdiğinde, eskiden fabrika olarak kullanılan binada, yıl 2023 olmasına ve aradan 28 sene geçmesine rağmen, yeni bulunan toplu mezarlardan çıkartılan cenazelerin tabutları ile karşılaştık. Bu sene içinde bulunan toplu mezarlardan çıkarılan ve kimlikleri belirlenenlerin de defin işleri kalabalık bir törenle gerçekleştirildi.

MAVİ KELEBEKLER

Sırplar, 3 gün boyunca yürüdüğümüz kaçış yolunda öldürdükleri Bosnalıları orman içinde açtıkları toplu mezarlara gömerek üzerlerini iş makinaları ile örtmüşlerdi. Peki bu toplu mezarlar her sene nasıl oluyor da bulunuyordu?

Kazılan çukurlar ve yeniden örtülen toprağın olduğu alanlarda bitki örtüsünün değiştiği fark edildi. Buralarda, yıllardan beri görülmeyen Artemis çiçekleri yeşermeye başladı. Artemis çiçeklerine ise sadece mavi kelebekler gelirdi. Artık, yeni toplu mezarları bulabilmek için mavi kelebekler takip ediliyor. Ormanda Mavi kelebekler nerede çoğalmışsa, orada Artemis Çiçeklerinin olduğu bitki örtüsü aranmaya başlanıyor. O yüzden Artemis çiçeği, Bosna’da “Ölüm Çiçeği” olarak adlandırılıyor. Hala bulunamamış çok sayıda toplu mezarların Mavi kelebekler ve Artemis çiçekleri ile bulunmasına çalışılıyor.

ÖLÜMÜN KARANLIK YÜZÜ HALA YOLDA DURUYOR

Az sayıda insanla başlayan bu anma yürüyüşünde, yıllar ilerledikçe sayı artmaya başladı. Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’nın birçok ülkesinden de bu acıya ortak olmak isteyen çok sayıda aktivist her sene 8-11 Temmuz arasında yapılan bu yürüyüşe katıldı.. Türkiye’den bu sene, aralarında benim de olduğum grup Bosna’da katliamı protesto etmek için yürüdü. Bosnalıların dinmeyen acısına bir nebze de olsa, ortak oldu.

Marş Mira’da, her gün yaklaşık 30-35 km yol alındı. Geceleri ise ormanlık bölgede belirlenen yerlerde kamplar kuruldu, çadırlarda uyundu. Gece yakılan ateşin başında, katliam tanıkları, kaçış sırasında yaşadıkları acıları yürüyüşçülerle paylaştı. Yürüyüş boyunca o ölüm yolunda, hayatta kalmak için 105 km yürümeyi göze almış insanların ölümle mücadelesi, korkuları ve yaşadıkları çaresizlik fazlasıyla hissedildi. Ruhani bir yürüyüş oldu.



Bosnalı anneler, yol boyunca bizlere büyük ilgi gösterdi, meyve, çay ve su ikram etti. Bizler de yol boyunca rastladığımız çocuklara, Türkiye’den getirdiğimiz oyuncakları ve kitapları armağan ettik.  Tam bir kültür alışverişin yaşandığı, aynı zamanda acılara şahitlik edildiği yürüyüşte, son gün, yani büyük katliamın yapıldığı 11 Temmuz’da Srebrenisca’ya ulaştık.



O yıl bulunan ve kimlikleri belirlenen katliam mağdurlarının tabutları, yan yana dizilmiş, törenle gömülmeyi ve huzura kavuşmayı bekliyordu. Son gün sadece bu tören vardı ve Potocari anıt mezarlığında, binlerce yürüyüşçünün katıldığı büyük törenle definler, ailelerinin hıçkırıkları arasında gerçekleşti.


Bosna Savaşında 35 bini çocuk olmak üzere 312 bin kişi öldü. 50 bin kadın tecavüze uğradı.  2 milyon kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. 18 bin kişi ise halen kayıp.

Acı sadece Srebrenisca’da yaşanmadı.

Biz sadece yürüdük. Ağlayarak. Sessizce. Ve sessizce ama üzgün bizleri kabristanda bekleyenlere..

“da se nikad ne zaboravi”

ASLA UNUTULMASIN DİYE!

 

 

574 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam115
Toplam Ziyaret194925
Hava Durumu
Bu Web Sitesi Desteği