Sporda, doğada, turizmde gezinti yapmak isteyenlerin sitesi             www.gezintihaberleri.com                editor@gezintihaberleri.com
RİZE YAYLALARI
Rize yaylalarını gezdum, gördum, sendagez diye yazdum.
LİKYA YOLU YÜRÜYÜŞÜ
Likya Yolu yürüyüşümü buradan okuyabilirsiniz.
BATI KARADENİZ'İ GÖRÜN
Batı Karadeniz'de Kelebeğin rüyasına yolculuk başlıyor.
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim

GAZETELER ARASINDA FUTBOL OYNANIRDI

Bir zamanlar Ankara'da gazetelerin spor servisleri öylesine kalabalıktı ki, servisleri arasından futbol takımı bile çıkar, turnuvalar düzenlenirdi.

Türkiye Spor Yazarları Derneği Ankara Şubesi olarak, gazetelerin spor servisleri arasında 1990’lı yıllarda futbol turnuvaları organize ederdik. “Ne var bunda?” demeyin. Demek ki o tarihlerde, gazetelerin her birinin spor servisinde en az 6-7 kişi varmış ki, böyle bir turnuva organize edilebiliyormuş. Bugün ne yazık ki, Ankara’daki spor servislerinde bazı gazetelerde 1 kişi var. Bazılarında ise kimse yok.

(FOTOĞRAF ALTI: İlk Gazete takımım 1980 yılı başında Yeni Asır'dı. Kadroda sol başta yer alan İzmir Milletvekili Akın Simav ile altta orta sırada yer alan Mustafa Macit'i rahmetle anıyorum. Turgut Mantar kilo fazlası nedeniyle kaleci olmuştu. Engür Türer ilk kez futbol oynamıştı. Temsilci Ali Abalı'nın oğlu Bülent'i, kadromuz oluşabilsin diye özel izinle oynatmıştık. Ben ise sanırım 25 yaşındaydım) 

90'lı yıllardaki futbol turnuvalardan yanılmıyorsam 1 veya 2’sini ben organize etmiştim. Yani anlaşmazlıklarda neler olacağını, özel statüsünü yazmış, kurallarını, takımlarını belirlemiştim. Bu yaptığım çok riskli bir işti. Hepsi de dominant olan gazetecileri bir araya getirip, bir çerçeve içinde futbol oynatmak oldukça dirayet isteyen bir işti. Bu turnuvalardan birinde, o sırada Milliyet gazetesinin spor müdürü olan Devrim Sağıroğlu, matbaada işçi olarak çalışan Nevzat adında bir profesyonel futbolcuyu, “yazarımız” diyerek takımda oynatmaya başlamıştı. Yazar olmadığı ortaya çıkınca da, organizasyon komitesi olarak Milliyet gazetesini hükmen mağlup ilan etmiştik. Devrim Sağıroğlu da, yazar olduğunu kanıtlamak için, ha bire taşra kalıplarında orta Anadolu takımlarının tek sütun giren maçlarında Nevzat’ın imzasını kullanıyordu. Bu çabasının hükmen mağlubiyeti önlemesine yetmeyeceğini söyleyince, turnuvayı, “haçlı turnuvası” ilan ederek, basın tribününde turnuvayı protesto eden bildiri dağıtmıştı. Çok sevdiğim Devrim Abi ile olan bu anımı, turnuvanın ne kadar çekişmeli ve iddialı geçtiğini göstermek için anlattım.


(FOTOĞRAF ALTI: 1985 yılında Sabah gazetesi kurulduktan sonra ilk takım kadromuz. Çok ama çok erken yaşta kaybettiğimiz Turgay Esmer ile ben Yeni Asır kadrosundan gelmiş ve bu ekibi birlikte kurmuştuk. Uğur Tenekecioğlu hem yazar hem de Ankara basınında bilgisayar ile gazete yapabilme tekniğini öğrenen ilk sayfa editörüydü. Tayfun Özsoy ile Altan Altun da kadroya yeni katılmışlardı. Karaca Müezzinoğlu ise hentbolcuydu ve onu hentbol muhabirimiz diye oynatıyorduk)


Atatürk spor salonunun parke zemini üzerinde oynanan maçların büyük bölümünü ünlü ve faal hakemler yönetiyordu. Hangi takımlar arasında olduğunu şimdi hatırlayamadığım bir final maçını yönetme görevi o zamanlar faal hakem olan Mekki Keskin’e verilmişti. Daha maçın 5. dakikasında iki takım arasında, Mekki Keskin’in bir kararı nedeniyle tartışma yaşandı. İki tarafın spor yazarı oyuncuları da Mekki Keskin’e şiddetle itiraz edince, Keskin, “Ne haliniz varsa görün” diyerek maçı yönetmekten vazgeçtiğini söyledi. “Başa gelen çekilir” diyerek, savaş gibi giden bu maçın hakemliğini üstlendim ve hiç itiraz olmadan maçı da turnuvayı sağ salim bitirdik. Bu anıyı da, turnuva sıorasında aslında hakemlere çok da ihtiyacımızın olmadığını, sorunları kendi aramızda hakemlik yaparak daha rahat çözebildiğimizi göstermek için anlattım.



(FOTOĞRAFALTI: Bu da 90'lı yıllardaki Sabah kadrosu. İşi o kadar ilerletmiştik ki, formalarımızda VAKIFBANK reklamı vardı ve formalarımız da bankanın hediyesiydi. Bu ekipten, o yıllarda çok şey öğrendiğim Berat Yurdakul, Ekel Türkoğlu ile Sabri Canbeyli artık yaşamıyorlar.  Ali Obuz ise başarılı bir televizyon yöneticisi oldu.)





(FOTOĞRAFALTI: Ekibe Hilmi Şahin, Ersin Uysal ve Yalçın Tağtekin'in de katılması ile 90'lı yılların sonuna doğru daha da güçlendik ve gazetelerin spor servisleri arasında düzenlenen bu turnuvalarda bir çok kupa kazandık. Ne yazık ki, iyi bir gazeteci olan ve TRT'de her gün sabah cimnastiğini başlatan Ersin Uysal da aramızdan çok erken ayrıldı.)



(FOTOĞRAFALTI: Bazan da TSYD karması adı altında özel açılışlara katılır ve başka kurumlarla maçlar da yapardık. Bu fotoğraf, Siyasal Bilgiler üniversitesinde yeni eğitim yılının başla töreninden olabilir. Kadroda, ayakta sol baştan itibaren Turhan Bayraktar, Besim Güçtenkorkmaz, Hayri Özel, Turan Kardeş, Ümit Aktan, oturanlar sol baştan itibaren Yusuf Yalkın, Güray Soysal, Erol Polat ve Metin Gören yer alıyorlar) 



(FOTOĞRAFALTI: Bazı zamanlarda ise şimdi yıkılan tarihi 19 Mayıs stadında oynanacak önemli bir maçın öncesinde formalarımızı giyer, Ankaragücü'nin emektar şöhretleri ile mücade ederdik. Ankaragücü takımında Baskın Soysal, Erman Toroğlu, Melih Atacan, Adil Erinç, İskender Atasoy, kaptan Haluk gibi şöhretli isimler yer alırdı)


(FOTOĞRAFALTI) Her turnuva sonunda düzenlenen kupa töreninde tüm katılımcılar bir araya gelir beraber fotoğraf çektirirdik. Bu fotoğraf da işte o günlerden kalma bir gazete haberinde yer alan fotoğraf. Bu fotoğrafta Sabah/Fotomaç gazetesi kadrosunda yer alan Ersin Uysal, Ekel Türkoğlu ve Sabri Canbeyli ne yazık ki aramızdan çok erken ayrıldılar. Onları rahmetle anıyorum.

284 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam3
Toplam Ziyaret53357
Hava Durumu
URCU FLY TRAVEL
UÇAK BİLETLERİ TURLAR, TRANSFERLER